durdurma noktası ne demek?
Cutoff.
durdurma
- Durdurmak işi.
- Bk. durdurulmuş örneklem.
Stopping.
Censoring.
Hold.
Arrest.
Check.
Interception.
Interruption.
Retention.
durdurma akışlı enjeksiyon
- Hplc'De, çözücü akışını geçici şekilde durdurarak, numunenin kolon girişine verilmesi.
nokta
- Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
- Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
- Yer
- Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
- Nöbetçi bulunan yer.
- Nöbetçi, gözcü, bekçi
- Sınır, derece, radde.
- Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
- Belirli bir uzayın koyutlarını gerçekleyen öğelerden her biri.
- Uzambilgisinde tanımsız öğelerden biri.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
durdurmadurdurma akışlı enjeksiyondurdurma banyosudurdurma bobinidurdurma burusudurdurma dizisidurdurma telidurdurmakdurdurmalardurdurmamakdurdurdurduraçdurduraç açkısıdurduraç ağırşağıdurduraç anayuvgusunoktası noktasınanoktasına virgülüne dokunmadannoktasıznoktasız virgülsüznoktasız yazınoktasalnoktasal fonksiyonnoktasal kafesnoktasal kestirimnoktasal kirliliknoktanokta apartmannokta atışınokta bagnokta boyutu
