düzme ne demek?
- Gerçek olmayan, aslına benzetilerek uydurulan, uydurma, sahte.
- Düzmek işi.
False.
Arranging.
Arrangement.
Collecting.
Collection.
Fake.
Forged.
Assembling.
Mounting.
Rigging.
Setting up.
Composing.
Composition.
Fitting.
Equipping.
Pitching.
Artificial.
Seeming / spurious argument.
düzme çıkıt imleri
- Bir malın çıktığı yerden başka bir yeri çıkıt olarak gösterme amacı ile kullanılan imler.
False signs of origin.
Fauses indications d'origine
düzme çıkıt yeri
- Bir malın başka bir yerde çıkmış gibi gösterilmesi (Yunanistan'dan ihraç olunan incirlerin Türk malı olarak tanıtılması gibi).
False place of origin.
Faussex lieu d'origine
