counterpoise ne demek?
- Mukabil ağırlık
- Denge
- Mukabil ağırlık veya kuvvet ile muvazene husule getirmek , denkleştirmek.
- Karşılamak, eşit kuvvetle karşı koymak, dengelemek
mukabil
- Karşılıklı
- Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
- Bir şeyin karşısında bulunan.
- Karşılık olarak
- Rağmen
- Karşılık olan. Karşı taraf. İvaz, bedel, karşılığı.
Opposite.
Counter.
In return/exchange.
Opposing.
counterpoised
- Eşit kuvvetle karşı koymak
- Karşılamak, dengelemek
- Denkleştirilmiş
counterpoison
- Bkz. panzehir
- Zehre karşı koyan bir madde
