careening ground ne demek?

  1. Kalafat yeri

kalafat

  1. Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
  2. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir çeşit yeniçeri başlığı.
  3. Osmanlı İmparatorluğunda vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.
  4. Onarma, tamir etme.
  5. Vezir ve daha başka devlet büyüklerinin giydikleri bir başlık.
  6. Geminin tahtalarının aralıklarını üstüpü vs. ile doldurup üzerine zift sürme işi.
  7. (en)Caulking.
  8. (en)Caking.
  9. (en)Calk.
  10. (en)Caulk.

careen

  1. Karinaya bastırmak, gemiyi yan yatırmak
  2. Kalafat etmek
  3. Yan yatmak (gemi)
  4. ABD sarsılmak
  5. Karinaya bastırma, yan yatma.
  6. Karina etmek, yan yatırmak (gemi), yan yatmak (gemi), sarsılmak, sendelemek

careen around the corner

  1. (motorlu araç) yan yatarak köşeyi dönmek.

ground

  1. Karaya oturmak; karaya oturtmak.
  2. Dışarı çıkartmamak.
  3. Gerekçe, sebep, neden.
  4. Yer, zemin
  5. Toprak
  6. Yeryüzü
  7. Meydan, saha, arsa
  8. Mesafe, yer
  9. Denizin dibi, dip
  10. Mebde, prensip

Türetilmiş Kelimeler (bis)

careencareen around the cornercareen down the roadcareenagecareenergroundground air communicationsground air guided missileground almond hullsground anglingground antennaground attackground baby beefground ballground basedgrouchgrouchinessgrouchogrouchygroangroanergroaninggroatgroats
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın