bozukluk ne demek?

  1. Bozuk olma durumu.
  2. Ufaklık, bozuk para.
  3. Bk. madeni ufaklık para
  4. 1) ayıb. 2) noksan. ~ lara karşı sağlama: ayıblara karşı tekeffül (te'mînât).
  5. (en)Anomaly.
  6. (en)Fault.
  7. (en)Malfunction.
  8. (en)Small change.
  9. (en)Change.
  10. (en)Breakdown.
  11. (en)Defect.
  12. (en)Disorder.
  13. (en)Failure.
  14. (en)Vice.
  15. (en)Corruption.
  16. (en)Defeat.
  17. (en)Trouble.
  18. (en)Blemish.
  19. (en)Impurity.
  20. (en)Marring.
  21. (en)Break-down.
  22. (en)Break.
  23. (en)Tie-up.
  24. (en)Decay.
  25. (en)Fouling.
  26. (en)Divisional coin.
  27. (en)Fractional coin.
  28. (en)Token coin.
  29. (en)Defectiveness.
  30. (en)Disturbance.

bozuk

  1. Bozulmuş olan
  2. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ)
  3. Madenî para
  4. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık
  5. Kızgın, sıkıntılı
  6. Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz.
  7. (en)Down.
  8. (en)Broken.
  9. (en)Broken down.
  10. (en)Out-of-action.

bozukluk uyarı çevirgeci

  1. Dizgede bir aksaklık olduğunda, uyarı amacı ile sesli ya da ışıklı bir imleci devindiren çevirgeç.
  2. (en)Failure warning switch.

bozukluklar

  1. (en)Disorders

Türetilmiş Kelimeler (bis)

bozukluk uyarı çevirgecibozukluklarbozukbozuk adım atmabozuk ahlakli kisibozuk akış türübozuk akış verisibozucubozucu etkenbozucu koşulbozucu mercekbozucu okuma
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın