Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.
Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil.
Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz
Bir davada, sav, savunma, ileri sürmenin doğruluğuna yargıcı, yargılığı inandırmak, kanı vermek için yargılama türesinin kullanılmasını, toplanılmasını uygun gördüğü yazılı belgelerin, sözlü işlemlerin tümü.
Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanı verici belge, delil.
Ümidi tamamen sönmüş. Ye'se düşmüş, ümitsiz, kederli, hüzünlü.