Akal teke atı ne demek?

  1. Tarihi M. Ö. 500 yılına kadar uzanan, Orta Asya'nın çok sıcak ve soğuk olan iklim koşullarına uyum sağlamış, en çok kır ve doru donlarına rastlanan, cesur, inatçı ve kötü mizaçlı, yürüyüşü mükemmel, iyi bir konkur ve eğitim özelliğine sahip, Türkmenistan kökenli at ırkı.
  2. (en)Akhal Teke Horse.

akal

  1. Beyaz ve kırmızı.
  2. Namuslu ve şerefli olmak.
  3. Günahsız, lekesiz.
  4. Ak-al.
  5. En akıllı. Pek akıllı. Daha akıllı. (Osmanlıca'da yazılışı: a'kal)

akala

  1. Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir pamuk türü.
  2. Bir çeşit pamuk.
  3. (en)Type of cotton plant.

teke

  1. Erkek keçi.
  2. Bir karides türü.
  3. Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir deve türü.
  4. Evcil keçinin erkeği.
  5. Keçinin erkeği.
  6. Mert, sözünün eri.
  7. Hazar Denizi´nin doğusunda yaşayan bir Türkmen oymağı.
  8. Keçilerin erkeği. Sürü önünden giden kösemen.
  9. (en)Goat.
  10. (en)Billy goat.

at

  1. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
  2. Astatin elementinin simgesi.
  3. Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
  4. Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
  5. Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
  6. (en)Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
  7. (en)The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
  8. (en)The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
  9. (en)The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
  10. (en)The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

akalakalaakalanakalaziakalazyaakalınakalidakalimakalitakalkuliakaakaalaakabakabane diseaseAkabane hastalığıteketeke dikeniteke tekteke tek çarpışmatekebaştekebaytekebbüdtekebbürtekebeytekeböcekleritektek 8tek 8 alıcıtek adamtek adam gösterisi
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın