çok kolay ders ne demek?
Mickey mouse
mickey
- Miki
çok kolay
It's child's play, as easy as pie, it's pie, as easy as shelling peas, easy as winking, it's money for jam.
çok
- Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
- Aşırı bir biçimde
Much.
Many.
Very.
Plenty.
Plentiful.
Good.
Fair.
Like hell.
kolay
- Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı
- Kolaylık.
- Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basit
Easy.
Simple.
Smooth.
Unlaboured.
Effortless.
Uncomplicated.
Ready.
ders
- Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
- Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.
- Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi
- Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret
- Tenbih, talimat, vazife. Bir şeyi öğrenmek için muallim veya o işi iyi bilen birisinden azar azar alınan vazife.
- Öğrencilerin, öğrenmek durumunda bulundukları bilgi, beceri ve anlayışlar.
- Öğrencilere bir konuyu anlatmak, bir sorunu açıklamak ya da birtakım becerileri kazandırmak için yapılan kısa süreli öğretim.
- Öğretim süresince ve kimi durumlarda öğretmenin yaptığı açıklamalar, küme tartışmaları ve alıştırmalar yoluyle öğrenilen şey.
- Belirli bir süre üzerinde çalışılan konu.
One in the eye.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
çok kolayçokçok acı biberçok acı çekmekçok acı sözçok acıkmakçok aççok aç olmakçok açılıçok adresli kodçok ağırçobançoban aldatançoban aldatan kuşuçoban aldatangillerçoban aldatanlarkolaykolay adkolay aldanankolay aldatılankolay anlamayankolay anlaşılabilir şekildekolay anlaşılankolay anlaşılan şeykolay anlaşılırkolay arıtmakolakola ağacıkola binmekola cevizikola çıkma
