çekme ne demek?

  1. Çekmek işi
  2. Çekmece
  3. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.
  4. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.
  5. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
  6. İş yaparken giyilen bir tür şalvar.
  7. Çekilerek giyilen veya kullanılan

    Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı.

    R. H. Karay
  8. Düzgün biçimli.
  9. Kolun yada öteki vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendine yaklaştırması.
  10. Bk. acı çekme
  11. Bk. çevirim
  12. Bk. çekme
  13. Ağacın bünyesindeki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
  14. Çözünen bir maddenin çözünmeyen bir maddeden bir çözücü yardımıyla alınması.
  15. Doğuma yardım sırasında yavrunun doğum kanalında ilerlemesini kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla yavrunun bacak ve baş gibi kısımlarına uygulanan çekme, asılma işlemi, traksiyon.
  16. (en)Throwback.
  17. (en)Towage.
  18. (en)Lixiviation; leaching.
  19. (en)Pull-off.
  20. (en)Pull-out.
  21. (en)Shrinking.
  22. (en)Towaway.
  23. (en)Towing.
  24. (en)Pull.
  25. (en)Drawing.
  26. (en)Draw.
  27. (en)Withdrawal.
  28. (en)Draft.
  29. (en)Draught.
  30. (en)Allure.
  31. (en)Allurement.
  32. (en)Extraction.
  33. (en)Shrinkage.
  34. (en)Bearing.
  35. (en)Haul.
  36. (en)Haulage.
  37. (en)Hitch.
  38. (en)Hoist.
  39. (en)Pulling.
  40. (en)Pluck.
  41. (en)Soak.
  42. (en)Traction.
  43. (en)Drag.
  44. (en)Endurance.
  45. (en)Wrench.
  46. (en)Drawer.
  47. (en)Till.
  48. (en)Hauling.
  49. (en)Sending.
  50. (en)Photographing.
  51. (en)Absorbtion.
  52. (en)Tension.
  53. (en)Adhesion.
  54. (en)Extrusion.
  55. (en)Rolling.
  56. (en)Solid drawn.
  57. (en)Sucking.
  58. (en)Attraction.
  59. (en)Induced.
  60. (en)Throttling.
  61. (en)Aspiration.
  62. (en)Bleeding.
  63. (al)Schwinden des Holzes
  64. (fr)Lixiviation; lessivage
  65. (fr)Traction

çekmek

  1. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek
  2. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.
  3. Germek.
  4. İçine almak, emmek.
  5. Bir yerden başka bir yere taşımak.
  6. Bir amaçla ortadan kaldırmak.
  7. Solukla içine almak
  8. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak
  9. Bk. çevirmek
  10. Hlk. Kan almak.

acı çekme

  1. Üzüntü ya da büyük bunalım duygusu içinde olma.
  2. (en)Agony.

çekme ağı

  1. Göle ve denize bırakıldıktan sonra iki tarafındaki halatlarla kenara çekilen, bir ana torba ile iki uzun koldan oluşan av aracı.
  2. (en)Seine net.

çekme basgacı

  1. Çekme işlemini yapan basgaç.
  2. (en)Drawing press.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

çekme ağıçekme basgacıçekme baslığıçekme başlığıçekme çengeliçekme dayancıçekme demirçekme divertikülümüçekme düzeniçekme hakkıçekçek arabanıçek defteriçek defteri kabıçek dili
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın