çırpınmak ne demek?
Anlamlar
- Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek.
- Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak
Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler, bir gün sırtlayıp beni götürdüler.
B. R. Eyuboğlu - Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak
Beğeniyor musun şu yaptıklarını, ne olacak şimdi, ne yapacağız, diye çırpınıyordu.
O. C. Kaygılı - Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak
Bir hizmetinizde bulunabilmek, işinizde size yardım etmek, size yararlı olmak için çırpınacak, elinden geleni yapacaktır.
M. Ş. Esendal - Acı ile debelenmek
Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık.
O. V. Kanık
Thrash.
To hover.
To full.
To shake down.
To rise.
To beat.
To shake.
To move convulsively.
To flutter with its wings.
To bustle about.
To be all in a fluster.
To flop about.
To struggle.
To flutter.
Flounder.
Flick.
Flap.
Flop.
Fuss about.
Struggle.
Flutter.
Reklam
İlişkili Kelimeler
Türemiş Kelimeler
Reklam