youth at risk ne demek?

  1. Yar

yar

  1. Sevgili.
  2. Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer, uçurum
  3. Yardımcı
  4. Sevgili
  5. Dost, tanıdık
  6. Sevilen
  7. Dost, arkadaş.
  8. Yardım eden, destekleyen.
  9. (en)Yard and silvviculture materials including bark, woodchips, leaves, grass clippings, brush, small tree limbs, and stumps.
  10. (en)Youth at Risk.

youth fare

  1. Gençlik tarifesi

youth hostel

  1. Gençlik yurdu, öğrenci yurdu, yurt, misafirhane

at

  1. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
  2. Astatin elementinin simgesi.
  3. Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
  4. Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
  5. Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
  6. (en)Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
  7. (en)The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
  8. (en)The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
  9. (en)The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
  10. (en)The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.

risk

  1. Riziko. Zarara uğrama tehlikesi.
  2. Bir olayın meydana gelme olasılığı.
  3. Epidemiyolojik çalışmalarda, bir bireyin, belli bir toplum ve dönem içinde belli bir hastalığı taşıma olasılığı.
  4. İnsan sağlığına zararlı olma olasılığının ölçüsü.
  5. (en)Adventure.
  6. (en)Chance.
  7. (en)Fear.
  8. (en)Hazard.
  9. (en)Jeopardy.
  10. (en)Venture.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

youth fareyouth hostelyouth training schemeyouthyouthfulyouthful period of lifeyouthful stageyouthfullyyouthfulnessyouthquakeyouyou allyou and meyou are a beautyyou are bothering meatat a clipat a crossroadsat a discountat a distanceat a draughtat a fearful rateat a full gallopat a gallopat a glanceaa 1a alfa lipoproteinemia b basımıa b c basımı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın