yavaş yavaş girmek ne demek?
Insinuate
insinuate
- Çaktırmadan kabul ettirmek
- Kurnazca yakınlaşmak
- Üstü kapalı söylemek
- Kurnazlıkla fikrini anlatmak
- Yavaş yavaş girmek
- İma etmek, çıtlatmak
yavaş yavaş gitmek
Linger
yavaş yavaş gelmek
Work around to, work round to.
yavaş
- Dikkat et, acele etme!
- Hızlı olmayan, çabuk karşıtı.
- Yumuşak huylu, yumuşak başlı.
- Alçak, hafif.
- Alçak, hafif bir biçimde
- Hızlı olmayarak.
- Ağırbaşlı; yumuşak huylu, sakin.
- Şefkatli, sevecen.
Slow.
Gingerly.
girmek
- Dışarıdan içeriye geçmek
- Sığmak.
- Yer almak, katılmak, iltihak etmek
- Almak, fethetmek
- İncelemek, ayrıntılara inmek.
- Girişmek, başlamak
- Bulaşmak.
- Zaman anlamlı kavramlar için gelmek.
Sink into.
Enter.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
yavaş yavaş gitmekyavaş yavaş gelmekyavaş yavaş azalmakyavaş yavaş azaltmakyavaş yavaş çıkmakyavaş yavaş değişmekyavaş yavaş dolaşmayavaşyavaş artan geiıelleşmiş fonksiyonyavaş atın çiftesi pek oluryavaş çalınan parçayavaş çalışmayavaş çekimyavaş çevirimyavaş davranmakyavaş dondurmayavaş gitmekyavayavanyavan çorbayavan içkiyavan söz
