yasağı kaldırmak ne demek?
Lift a ban.
lift
- Teniste topa arkadan öne ve yukarıdan aşağıya doğru vurma.
- Şalgam.
To move in a direction opposite to that of gravitation; to raise; to elevate; to bring up from a lower place to a higher; to upheave; sometimes implying a continued support or holding in the higher place; said of material things; as, to lift the foot or the hand; to lift a chair or a burden.
To bear; to support.
To collect, as moneys due; to raise.
To steal; to carry off by theft ; as, to lift a drove of cattle.
To try to raise something; to exert the strength for raising or bearing.
To rise; to become or appear raised or elevated; as, the fog lifts; the land lifts to a ship approaching it.
To live by theft.
Act of lifting; also, that which is lifted.
yasa
- Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural.
- Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun.
- Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.
- Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü.
- Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel.
- Olaylar arasında düzenli bir bağıntıyı saptayan ve bir şeyin zorunlu olduğunu dile getiren genel önerme. Olayların gidişinde olağandışına yer vermeyen, değişmezlik ve zorunluluk gösteren kural (doğayasası).
- Değişmezlik ve zorunluluk niteliği taşımayan, ancak bir yükümlülüğü içeren, özgür bir istence dayalı kural (gereklilikyasası). .// Bu türyasa: a- Hukukta: Toplumda bireyler arası ilişkileri düzenlemek amacıyle devletçe konmuş yönerge ve kurallar, b- Ahlâkta: Törelerle ilgili davranışları düzenleyici buyruklar ve yönergeler; bir davranışın nasıl olması gerektiğini, ne yapmak gerektiğini gösteren kurallar. 3-Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması zorunlu olan temel -> belitler; mantık kuralları (düşünmeyasaları).
- Kanun; düzen; töre.
Law.
Act of congress.
yasa boşluğu
Loophole in the law.
kaldırmak
- Bulunduğu yerden almak.
- Yukarı doğru hareket ettirmek
- Yükseltmek.
- Ürün toplamak, taşımak.
- Çekmek, taşımak.
- Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek
- Hastayı hastaneye götürmek
- Tören yaparak ölüyü gömmek.
Poise.
Erect.
