yanık ne demek?

  1. Yanmış olan

    Yanık soğan kokulu bir buhar odayı dolduruyordu.

    R. Enis
  2. Rengi koyulaşmış

    Kocaman hasır şapkalarının altında sarı saçları uçan, yanık iki genç kız.

    S. F. Abasıyanık
  3. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk.
  4. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan.
  5. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz.
  6. Bıkkın, üzüntülü, dertli.
  7. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili

    Aşk söyletir en yanık türküleri / Ay buluta girdiği gecelerde.

    C. S. Tarancı
  8. Kimyasal, elektrik, radyasyon gibi yakıcıların etkisiyle kuru veya nemli sıcak maddelerle temas sonucu oluşan doku zedelenmesi, kombüsyon. Kızarma, veziküllenme, doku zedelenmesi, kömürleşme biçiminde dört derecesi bulunur.
  9. Yanık yeri.
  10. Yanmış olan.
  11. Duygulu, dokunaklı.
  12. Kavruk, gelişmemiş.
  13. Aşık.
  14. (en)Elegiac.
  15. (en)Burn.
  16. (en)Scald.
  17. (en)Burned place.
  18. (en)Blight.
  19. (en)Lighted.
  20. (en)Alight.
  21. (en)Alit.
  22. (en)Stunted.
  23. (en)Underdeveloped.
  24. (en)Which kindles an intense feeling of sadness or melancholy in.
  25. (en)Weather worn.

yanmış

  1. (en)Done to death.

yanık amonyak

  1. Amonyağın tüm olarak yanması ile, bileşimi % 99.0-99.75 azot,% 1.0-0.25 hidrojen olan gaz karışımı.

yanık amonyaklı atmosfer

  1. Yanmış amonyaktan oluşan fırın atmosferi.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yanık amonyakyanık amonyaklı atmosferyanık çelikyanık iziyanık kemiklerden yapılan siyah boyayanık kokmakyanık rüzgaryanık sesyanık sesliyanık şokuyanı başıyanı başındayanı sırayanıbaşındayanıcı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın