well ne demek?

  1. Pekâlâ! Ya! Hayret! Olur şey değil! Sahi ! Eh ! Haydi
  2. Fışkırmak, kaynamak
  3. (better, best) iyi, güzel, hoş, ala, iyice

    Everything is going well. / Her şey yolunda gidiyor.

  4. Iyi, güzel, yolunda.

    The new computer is working well. / Yeni bilgisayar iyi çalışıyor.

  5. (we will) f. "we will (-eceğiz)", başka fiillerle kullanılan gelecek zaman fiili, -ecek, -acak (Yazılışı: we'll)
  6. Iyice.

    Shake it well before using it. / Kullanmadan önce iyice çalkalayın.

  7. Hakkıyle, Iâyıkıyle
  8. We will, we shall.
  9. Çok, pek
  10. Tamamen, hayli, oldukça

    He is well on in life. / Yaşı hayli ilerlemiş.

  11. Sıhhatça iyi, sıhhatli
  12. Kârlı, elverişli
  13. Öyleyse!, peki!, şey!, ya!
  14. Kuyu, çeşme, memba, kaynak, pınar.

    oil well / petrol kuyusu

  15. Inanmıyorum!, yok artık!, olamaz!
  16. Hokka
  17. Sahanlık, merdiven veya asansör boşluğu
  18. Kaynamak, yerden fışkırmak

well adjusted

  1. Iyi ayarlanmış

well advanced

  1. Iyi ilerlemiş, çok mesafe kat etmiş, çok gelişmiş, büyük gelişme göstermiş

Türetilmiş Kelimeler (bis)

well adjustedwell advancedwell advisedwell and goodwell and soundwell appointedwell awaywell balancedwell balanced dietwell basedwelchwelcherwelcomewelcome aboardwelcome arch
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın