warran ne demek?
- Sağlamak
sağlamak
- Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
- Elde etmek, sahip olmak
- Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
- Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
- Tekeffül etmek.
Enlist.
Ensure.
Supply.
Find.
Accommodate.
warrant
- Temin etmek
- Teminat vermek, garanti etmek
- Korkusuzca beyan etmek
- Salahiyet vermek
- Memur etmek
- İzin vermek, ruhsat vermek
- Kefil olmak
- Hak kazandırmak
- Her zararını tazmin edeceğine taahhüt etmek
- Tevkif müzekkeresi
warrant of apprehension
- Tutuklama emri
