virar ne demek?
- Yön değiştirmek.
- Raptiyelemek.
yön
- Belli bir noktaya göre olan yer, taraf.
- Bir şeyin belli bir noktaya baktığı yan, veçhe.
- Bir yere gitmek için izlenen yol, cihet, istikamet.
- Tutulacak, izlenecek yol.
- Dansçının gövdesininyönü.
Direction of the dancer's body.
Sense.
Direction.
Directional.
Aspect.
vira
- Durmadan, aralıksız, ara vermeden.
- Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut.
- Tel ve iplerin toplanması sarılması işlemi.
The collect.
Incessantly.
Continuously.
Continually.
Keep on.
vira etmek
- Toplamak, almak.
Tally, unmoor, weigh anchor.
