vaadini yerine getirmek ne demek?
Redeem
redeem
- Bedelini verip geri almak, rehinden kurtarmak
- Fidye vererek kurtarmak
- Borçtan kurtarmak
- Vaadini yerine getirmek
- Kefaret etmek
- Ödemek, para verip kurtarmak, fidye verip kurtarmak, telafi etmek, amorti etmek, kurtarmak, tutmak (söz), yerine getirmek (vaat), günahını bağışlatmak
vaad etmek
- Bkz. vadetmek.
Give an undertaking.
vaadde bulunmak
Plight.
yerine
- Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere
- Başkasının adına
Instead.
Instead of.
In lieu.
In lieu of.
In place of.
Vice.
In sb's/sth's stead.
In lie.
getirmek
- Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
- Gelmesini sağlamak
- Bir makama atamak veya seçmek.
- Sağlamak
- İletmek, bildirmek
- İleri sürmek.
- Sebep olmak, ortaya çıkarmak.
- Erişmek veya eriştiğini sanmak.
To fetch.
To bring.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
vaad etmekvaadde bulunmakvaadde bulunulan kimsevaatvaat eden kimseyerineyerine bakmakyerine başka bir şey koyarak iptal etmeyerine çalışan kimseyerine çalışmakyerine düşmeyen gelin yerine yerine, boyuna düşmeyen esvap sürüne sürüne eskiryerine geçenyerine geçen kimseyerine geçen nesneyerine geçilebiliryerin derinliklerinde kayalaşmışyerin dibiyerin dibine batmakyerin dibine sokmayerin dibine sokmak
