unglazed ne demek?
- Perdah vurulmamış.
- Sırsız, perdahsız
perdah
- Sakal tıraşından sonra kıl çıkış yönünün tersine yapılan ikinci tıraş.
- Parlatma, parlaklık verme.
- (Heykel, Mimarlık) Maden, mermer ya da ağaç bir yüzeyi pürüzsüz hale getirme eylemi.
- 1. cila, parlaklık, parlama. parlatma, parlaklık verme. 2. budanmış asmadan yeni süren çubuk.
Honing.
Shaving one's beard again.
Luster.
Smoothing.
Floating.
Glazing.
ungloved
- Eldivensiz
unglue
- Açmak (zamkla yapıştırılmış şeyi)
