tuz bataklığı ne demek?

  1. (en)Salt marsh.

salt

  1. İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak.
  2. İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı.
  3. Yalnızca
  4. Başka bir yetiye bağlı olmayan. (Ör. Descartes'tasalt anlık duyulara gereksinme göstermeyen, böylece desalt olan bilgiyi sağlar.)salt us (Kant'ta): Deneyden bağımsız, içinde duyudan hiç bir şey bulunmayan us.
  5. Uygulamayla ilişkisi olmayan bilimler. (Ör.salt matematik.)
  6. İçine, kendisine yabancı başka hiç bir şey karışmamış olan ; arı.
  7. Deriyle ilişkili lenfoid doku.
  8. Bileyi taşı.
  9. (en)Dish for salt at table; a saltcellar.
  10. (en)Sailor; usually qualified by old.

tuz

  1. Kokusuz, suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu madde.
  2. Bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan birleşim, sodyum klorür (NaCl).
  3. Bir asit hidrojenlerinin tümü, ya da bir bölümü metal ya da köklerle yer değiştirdiğinde oluşan bileşik.
  4. NaCI; sodyum klorüre halk dilinde verilen ad.
  5. Çeşitli metal veya metal eş değerlerinin klorürleri, sülfatları, fosfatları, laktatları, sitratları veya kalsiyum kazeinatta olduğu gibi proteinlerle birleşimlerinde bir asidin hidrojen atomunun yerini bir metalin veya metal-eş değerinin almasıyla oluşan bileşikler sınıfı, yemek tuzu, sodyum klorür. %
  6. Güzellik, şirinlik.
  7. güzellik, şirinlik
  8. (en)Lock or tuft of hair.
  9. (en)Sodium clorure, salt.
  10. (en)Salt.

tuz atma

  1. Çözünmüş özdecikleri, tuz katarak çözeltiden çıkarma.
  2. (en)Salting out.
  3. (fr)Relargage

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tuztuz atmatuz ayırma kabıtuz bakısıtuz banyosutuz bezituz biber ekmektuz bulaşımıtuz cephesituz düzenlemesitutu kakatu quoquetu whit tu whootu whittbataklığa aitbataklığa batırmakbataklığa gömülmekbataklığa saplanmakbataklı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın