troubleshoot ne demek?
- Hata bulma
- Problemleri tespit etmek; aracılık etmek, araya girmek, anlaşmazlıkları yatıştırmak
hata
- Yanlış.
- İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış, kusur, yanılma, yanılgı
- Suç, günah, kusur.
- Bk. yanılgı
- Yanılma, yanılgı.
- Deneysel bir ölçüm ile onun kabul edilen değeri arasındaki fark.
- Bk. aksaklık
- Saçak bükmek.
- Yarış atlarının sekizincisi.
- Bk. yanılma
troubleshooter
- Aksaklıkları saptayıp çözümleyen kimse.
- Makina ve teknik ekipmanlarda işlev bozukluklarının yerini tespit etmede ve bunları tamir etmede uzman kimse; ihtilafları çözümleyen kimse (politik, diplomatik, vb.), arabulucu
troubleshooting
- Işlev bozukluklarının yerini tespit etme; arabuluculuk
