tinnitus ne demek?

  1. Kulak çınlaması
  2. Bkz. tinitus
  3. Kulaklardaki çınlama veya uğuldama sesi
  4. (en)Tinnitus.

kulak

  1. Başın her iki yanında bulunan işitme organı
  2. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
  3. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
  4. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
  5. Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.
  6. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
  7. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
  8. Varlıklı Rus köylüsü.
  9. Toprak sahibi olan, ücretli emek kullanarak tarımsal üretim yapan veya toprak ve tarımsal araçları kiraya vererek tefecilik yoluyla haksız kazanç sağlayan varlıklı Rus köylüsü.
  10. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve içkulak bölgelerinden oluşan yapı.

tinitus

  1. Çınlama.
  2. (en)Tinnitus.

tinnily

  1. Metalik bir tonda

tinniness

  1. Metale benzer özellik, tenekeye benzer vasıf

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tinnilytinninesstinningtinnedtinned foodtinned fruittinned goodtinned music
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın