throw rock at ne demek?
- Taş atmak
taş
- Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher.
- Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde.
- Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş.
- Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme
- Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme
- Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça.
- Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri.
- Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde.
- Bkz. kayaç.
- Çeşitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçası.
throw rug
- Kilim
throw a banquet
- Ziyafet vermek
rock
- Rock müziği
- Kaya
- Kaya parçası
- Kaya gibi kuvvetli şey
- Büyük mücevher, elmas
- Akide şekeri
- Sallamak, sallanmak, sallayarak uyutmak, sarsmak, şok etmek, zorlaştırmak, sarsılmak, şok olmak, rock yapmak (dans), ırgalamak
- Felâkete sebep olan şey
- Sallamak
- Beşik sallamak, sallayarak
at
- Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
- Astatin elementinin simgesi.
- Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
- Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
- Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
throw rugthrow a banquetthrow a fightthrow a fitthrow a gamethrow a monkey wrench in the worksthrowthrow a monkey wrench into somethingthrow a new light onthrow a partythrow a racethrothroatthroat achethroat culturethroat infectionrockrock a boatrock a cradlerock and rollrock asphaltrock back and forthrock basinrock bassrock bottomrock bottom pricerocrocamboleroccrochRochalimea
