tereddütlü ne demek?

  1. Tereddüdü olan, tereddüde yol açan, duraksamalı

    Bir av arıyormuş gibi tereddütlü adımlarla bodur böğürtlen dallarını hışırdatarak şoseye indi.

    Ö. Seyfettin
  2. (en)Hesitant.
  3. (en)Wavering.
  4. (en)Faltering.
  5. (en)Indecisive.

tereddütle

  1. Duraksayarak, tereddüt ederek.
  2. (en)Hesitation, indecision.

tereddüt

  1. Kararsızlık, duraksama
  2. (en)Hesitance.
  3. (en)Hesitation.
  4. (en)Indecision.
  5. (en)Doubt.
  6. (en)Stammer.
  7. (en)Wavering.
  8. (en)Faltering.
  9. (en)Compunction.
  10. (en)Demur.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tereddütletereddüttereddüt ettereddüt etmektereddüt etmeyentereddüt kabilindentereddüdtereddüd edentereddüd eden kimsetereddüd ederektereddüd etmeden
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın