tefsir ne demek?
- Yorumlama
Hiçbirini tefsire ve hiçbirinden mana çıkarmaya kimsenin dili varmaz olmuştu.
Y. K. Karaosmanoğlu - Yorum.
- Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama.
- Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama bilimi.
- Kur'an'ın surelerini açıklayan eser.
- Yorum. ~ etmek: yorumlamak.
- Bk. yorum
- Mestur, gizli bir şeyi aşikar etmek. Manayı izhar etmek.
- Bk. yorumlama
Commentary.
Interpretation.
Explanation.
Expounding.
Commenting on the Koran.
Commentary on the Koran (in the form of a book.
Comment.
Construction.
Exegesis.
Exposition.
Gloss.
Paraphrase.
Rendition.
yorumlama
- Yorumlamak işi, tefsir.
- Bk. yorum.
- Sayılamada bölümlenen ve çözümlenen ham bilgileri değerlendirme ve anlamlı kılma işi.
- Öğretim sırasında açıkça anlaşılmayan söz, düşünce ve görüşlere açıklık kazandırmak için kimi durumlarda kişisel kanılara da yer verilerek yapılan açıklama.
Interpretation, commentation.
Explication.
Exposition.
Hermeneutics.
Interpretation.
Comment.
yorum
- Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir.
- Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme
- Gizli veya hayalî olan bir şeyden anlam çıkarma.
- Bir müzik parçasını veya bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlık ve teknikle çalma, söyleme veya oynama.
- Yasa, tüzük, yönetmelik, karar, yargı ve her türlü sözleşmelerdeki deyimlerin anlamını açıklama.
- Televizyon haber izlencelerinde günün önemli bir olayı üzerine belirtilen görüş.
- Bir kitapta ileri sürülen düşüncenin daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyle, kullanılan sözcük ve terimlerin açıklamasını veren yapıt.
Exegesis.
Gloss.
Interpreation, construction.
tefsir davası
- Bk. yorum davası
tefsir etme
Hermeneutics.
