tefavüt etmek ne demek?
- Farklı duruma getirmek.
farklı
- Bir resmin parlak kısmı ile gölgeli kısmı arasındaki orantı
- Bkz. kontrast, karşıt
- Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı
Different.
Diverse.
Dissimilar.
Unlike.
Varied.
Distinct.
Variant.
tefavüt
- Ayırıcı özellik, farklılık.
- Farklılık. İki şey arasındaki fark. Uygunsuzluk. Tehalüf.
tefavüd
- Birbirinden faydalanma, yararlanma.
etmek
- Bir işi yapmak
- Bir durumu ortaya çıkarmak.
- "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
- Bulmak, erişmek
- Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
- Herhangi bir değerde olmak
- Vermek.
- Eşit değer kazanmak.
Step.
Say.
