tıkmak ne demek?
- Sokmak
- İterek, zorla, aceleyle sokmak
Her birinin ağzına avucundaki et parçasını tıktı.
F. R. Atay
To stick sb / sth into a place.
To jam.
To coop sb/sth up.
To cram.
To stuff.
To squeeze.
To thrust.
To jam into -to cram into-.
Wedge.
Shove.
Coop.
Cram.
Stuff.
Tuck.
Tuck in.
sokmak
- Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak
- İçine veya arasına girmesini sağlamak.
- Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek.
- Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek
- Belli etmeden kötü bir malı vermek.
- Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek
- Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek.
- Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak.
To dip.
To bite.
tıkma
- Tıkmak işi.
tıkmamak
(neg. form of tıkmak) tuck in, tuck, stuff, cram, coop, put, shove, wedge.
