tıkmak ne demek?

  1. Sokmak
  2. İterek, zorla, aceleyle sokmak

    Her birinin ağzına avucundaki et parçasını tıktı.

    F. R. Atay
  3. (en)To stick sb / sth into a place.
  4. (en)To jam.
  5. (en)To coop sb/sth up.
  6. (en)To cram.
  7. (en)To stuff.
  8. (en)To squeeze.
  9. (en)To thrust.
  10. (en)To jam into -to cram into-.
  11. (en)Wedge.
  12. (en)Shove.
  13. (en)Coop.
  14. (en)Cram.
  15. (en)Stuff.
  16. (en)Tuck.
  17. (en)Tuck in.

sokmak

  1. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak
  2. İçine veya arasına girmesini sağlamak.
  3. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek.
  4. Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek
  5. Belli etmeden kötü bir malı vermek.
  6. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek
  7. Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek.
  8. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak.
  9. (en)To dip.
  10. (en)To bite.

tıkma

  1. Tıkmak işi.

tıkmamak

  1. (en)(neg. form of tıkmak) tuck in, tuck, stuff, cram, coop, put, shove, wedge.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tıkmatıkmamaktıktık açılantık açılırtık paratık para vermektıbtıb cerahat toplamaktıb çıbantıb kabarcık
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın