tıkılmak ne demek?

  1. Tıkma işi yapılmak

    Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi.

    Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Dar, sıkıntılı bir yerde bulunmak, sıkışmak

    Mecliste altmış kişi bir odaya tıkıldık.

    Y. Z. Ortaç
  3. Tutukevine konmak

    Dama tıkıldım, ama temyizde beraat ettim.

    A. Gündüz
  4. (en)To be crammed into.
  5. (en)To be jammed into.
  6. (en)To be forcibly / quickly thrust into.

tıkma

  1. Tıkmak işi.

tıkılma

  1. Tıkılmak işi.

tıkım

  1. Ağzın alabileceği büyüklükte lokma.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tıkılmatıkımtıkımlanmatıkımlanmaktıkınış
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın