stuck ne demek?
- Tutkun
- Saplanmış
- Sıkışmış
- Takılmış
- Yapışmış
- Şaşırıp kalmış
tutkun
- Gönül vermiş, meftun, meclup
- Bir şeye alışma, bağlanma, düşkün olma
- 1. bir şey ya da birine düşkün bağlı. 2. bol, verimli. 3. esir, tutsak.
- Bol, verimli.
- Esir, tutsak.
- Bir şey ya da birine düşkün, bağlı (kimse).
Passionately in love.
Amorous.
Enamoured.
Ambitious.
stuck fast
- Kötü takılmış, sıkışmış
stuck in
- Mahsur
