stranded ne demek?

  1. Karaya oturmuş, yolda kalmış, başarısız olmuş, sıkışmış, sıkıntıda

stranded conductor

  1. Örgülü iletken
  2. örgülü iletken

strand

  1. Kenar, kıyı, sahil, yalı, yalı boyu
  2. Karaya oturmak
  3. Karaya oturtmak
  4. Zor durumda kalmak
  5. Halatın bir kolu
  6. Iplik teli
  7. Halatın bir kolunu koparmak
  8. Telleri birleştirerek iplik yapmak.
  9. Karaya oturtmak, başarısızlığa uğramak, karaya oturmak, bükmek (ip vb.), telini koparmak (kablo vb.)

Türetilmiş Kelimeler (bis)

stranded conductorstrandstrangestrange fancystrange particlestrabikstrabismstrabismicstrabismometerstrabismus
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın