standing at ease ne demek?

  1. Rahat

rahat

  1. İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur
  2. Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan
  3. Sıkıntı veya yorgunluk, tedirginlik vermeyen
  4. Aldırmaz, gamsız.
  5. Kolay bir biçimde, kolaylıkla
  6. "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut.
  7. Üzüntüsüz, tasasız, kedersiz bir halde olmak. İstediği her şeyi bulup telaşsız olmak. Müsterih.
  8. (en)Calm.
  9. (en)Comfortable.
  10. (en)Comfy.

standing at attention

  1. Ihtiram duruşu

standing army

  1. Düzenli ordu

at

  1. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
  2. Astatin elementinin simgesi.
  3. Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
  4. Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
  5. Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
  6. (en)Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
  7. (en)The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
  8. (en)The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
  9. (en)The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
  10. (en)The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.

ease

  1. Rahatlamak
  2. Yavaş yavaş hareket ettirmek
  3. Yatıştırmak, dindirmek
  4. Sıkıntıdan kurtarmak
  5. Kolaylaştırmak
  6. Hafifletmek, gevşetmek
  7. Rahat ettirmek
  8. Rahat huzur
  9. Serbestlik, kolaylık, tabiilik
  10. Ağrıyı yatıştırmak

Türetilmiş Kelimeler (bis)

standing at attentionstanding armystanding bystanding committeestanding cropstandingstanding dishstanding in the doorwaystanding interpretation committeestanding jeststandinstandstand a chancestand a drinkstand adjournedstand aghastatat a clipat a crossroadsat a discountat a distanceat a draughtat a fearful rateat a full gallopat a gallopat a glanceaa 1a alfa lipoproteinemia b basımıa b c basımı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın