spillway ne demek?
- Taşma savağı.
- Sıvı akma yolu
taşma
- Taşmak işi.
- Akarsu yatağından çıkarak çevresini kaplama.
Overflowing.
Outpouring.
Overflow.
Outpour.
Outburst.
Gush.
Ebullition.
Surge.
spill
- (ed veya spilt) dökmek saçmak
- Düşürmek
- Düşmek
- Yelkeni boşaltmak
- Dökme
- Düşüş düşme, yuvarlanma (at veya arabadan)
- Dökülen şey
- Denize dökülen petrol
- Lamba yakmaya mahsus kâğıt veya tahta parçası
- Tahta tıkaç, fıçı musluğu.
spill blood
- Kan dökmek
