sonuna kadar oturmak ne demek?
Sit out.
sit
- Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
- Bazı ayrıcalıklar dışında olgunlaşmamış bir hücreyi belirten son ek
To perch; to rest with the feet drawn up, as birds do on a branch, pole, etc.
To remain in a state of repose; to rest; to abide; to rest in any position or condition.
To lie, rest, or bear; to press or weigh; - - with on; as, a weight or burden sits lightly upon him.
To be adjusted; to fit; as, a coat sts well or ill.
To suit one well or ill, as an act; to become; to befit; used impersonally.
To cover and warm eggs for hatching, as a fowl; to brood; to incubate.
To have position, as at the point blown from; to hold a relative position; to have direction.
To occupy a place or seat as a member of an official body; as, to sit in Congress.
sonuna kadar açık
Wide open.
sonuna kadar dayanmak
Go through with it, stick it out.
kadar
- Ölçüsünde, derecesinde
- Büyüklüğünde, genişliğinde.
- Dek, değin
- Gibi
- Denli
- Süre belirten bir söz
- Miktarda, derecede
- Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten bir söz
Prep. by.
As much as.
oturmak
- Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
- Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
- Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
- Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
- Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak.
- Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek.
- Biriyle beraber yaşamak
- Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
Fall.
Sit down.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
sonuna kadar açıksonuna kadar dayanmaksonuna kadar devam eden kimsesonuna kadar direnmesonuna kadar direnmeksonuna eklemesonuna eklemeksonuna gelmeksonuna kadarsonuna kadar gitmeksonun atılmamasısonusonu belirsiz atılımsonu dalgalısonu fena olacaksonu geldikadarkadar çabukkadar etkadar ileri gitmekkadarekadarkakadagankadağakadahkadaitchakadakkad
