skirt ne demek?
- Etek
- Eteklik
- Semerin sarkık yan tarafı: kenar
- (argo) kız
- Eteklik ile örtmek
- Kenarında olmak, kenar olmak
- Kenarından geçip gitmek, kenarda oturmak
- Baştan savmak, kaytarmak
- Kenarından geçmek, kenarını bastırmak, etek ile örtmek, değinmemek, baştan savmak
etek
- Giysinin belden aşağıda kalan bölümü.
- Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik
- Giysinin alt kenarı
- Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü.
- Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü
- Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan saç örtü.
- Edep yeri.
- Yağış sularının, çatının kimi yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan sac örtü. (Örnek: baca eteği, boru eteği)
- Bk. etek
Filibeg.
skirt along
- Boyunca uzanmak, uzanmak
skirt chaser
- (Gayrı resmi) çapkın, kadın avcısı
