shoddily put together ne demek?
- Şişirme
şişirme
- Baştan savma, kötü (iş)
- Şişirmek işi.
- Tanelerin nişasta kısmının jelatinleştirilmesi için nem, basınç ve ısıya maruz bırakma işlemi. Yemlere ekstrüzyon işlemi uygulandığında, basıncın birdenbire düşmesi nedeniyle hacmin artması gibi.
- Dövme işleminin yandan vurularak yapılanı.
Exaggeration.
Upsetting.
Popping.
Blowing up.
Inflating.
Causing sth to swell up.
shoddily
- Sefil bir şekilde, acınacak bir şekilde
- Değersiz bir şekilde, ucuz bir şekilde, eksik bir şekilde
shoddiness
- Sahtelik, yalan, ucuz olma durumu
- Aşağılık, astlık, bayağılık, adilik, ucuzluk, değersizlik, eksiklik
put
- Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, sanem, fetiş
- Haç.
- Üç dört tel ipekten bükülmüş iplik.
- Bk. haç
- Bk. putheykel
- Bk. tapıncak
- Türlü gereçlerden, ama daha çok taştan yapılan, insana benzer çizgileri bulunan tapınma yontusu.
- Allah'tan başka tapılan herşey.
To lay down; to give up; to surrender.
To set before one for judgment, acceptance, or rejection; to bring to the attention; to offer; to state; to express; figuratively, to assume; to suppose; formerly sometimes followed by that introducing a proposition; as, to put a question; to put a case.
together
- Hep bir yerde, bir arada
- Beraber, birlikte
- Aralıksız, fasılasız
- (argo) sakin, kendine hâkim, kendine güvenen get
