sezgi ne demek?

  1. Sezme yeteneği, feraset

    Kaynana, yaman halk kadını sezgisi ile teşhisi koymuştur.

    H. Taner

    Ama sezgi dünyamın büsbütün de yitirişlere yol açmadığını biliyorum.

    A. Ağaoğlu
  2. Sezme gücü yerinde olan kimse.
  3. Gerçeğin deneye veya akla vurmadan doğrudan doğruya kavranması.
  4. Sezme yeteneği, seziş.
  5. Deneme ve akıl yürütme sonucu olmayıp doğrudan bilme, anlama ve kavrama, tahaddüs.
  6. Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi kestirme anıklığı.
  7. Deney yapmadan ya da usavurmadan bir kavramı, bir genellemeyi doğrudan doğruya anlayıverme.
  8. (en)Feeling.
  9. (en)Perception.
  10. (en)Discernment.
  11. (en)Acumen.
  12. (en)Intuition.

sezme

  1. Sezmek işi.
  2. (en)Perception, discernment, inkling, sense, percipience, anticipation, divination, flair, insight, precognition.

sezgi merkezci çevre etiği

  1. Sezgi sahipliği, hissedebilme ve algılayabilme yeteneğinin sahip olunan

sezgici

  1. Sezgiciliğe ilişkin.
  2. (en)Intuitionist.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sezgi merkezci çevre etiğisezgicisezgici mantıksezgiciliksezgileri güçlüsezgilisezgililiksezginsezginalsezginaysezgensezsezasezabsezaisezal
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın