sermek ne demek?
- Göstermek amacıyla asmak veya yaymak.
- Düz bir yere yaymak.
- Açarak yaymak veya döşemek
Çerçeveli çerçevesiz bir sürü fotoğraf çıkarıp masanın üzerine serdi.
A. Gündüz - Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek veya hırpalamak
- Boşlamak, savsamak.
- Kurutmak için asmak
Kar gibi çamaşırları serip eve döndü.
O. Rifat
Open.
Leave in the cold.
To neglect sth.
To spread sth over.
To spread sth out on (the ground or floor.
To lay along.
To neglect.
To beat down.
To hang up.
To lay.
To spread out/over.
Wrap.
Drape.
Let things slide.
Stretch.
Unfold.
Lay out.
Spread.
Spread out.
serme
- Sac ekmeği.
- Sermek işi.
Laying.
sermed
- Ebedilik, ebediyet, sonsuzluk.
- Daimi, sürekli, ebedi, ezeli.
