serjeant at arms ne demek?
- Oturum güvenlik görevlisi
oturum
- Seans
- Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı toplantı, celse
- Yasama meclislerinin birleşimlerinden her biri.
- Yargılıklarda duruşma yapılabilmesi için Başkan ve üyelerin birlikte toplanmalarının her biri. (Yargılama ve duruşmaoturumlar zinciridir).
Sessional.
Sitting.
Session.
Hearing.
Meeting.
Seance.
serjeant at law
- En yüksek rütbedeki özel tip İngiliz avukatı
serjeant
- Sergeant.
- Londra belediye memuru, saray görevlisi (londra)
at
- Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
- Astatin elementinin simgesi.
- Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
- Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
- Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.
arms
- Silâhlar, cephane
- Arma.To arms ! Silâh başına ! bear arms silahlı olmak
- Silah, cephane, arma, kucak, koyun
