sarvan ne demek?

Kökeni: Farsça

  1. Deve süren, deveci.
  2. Deve çobanı.

deve

  1. Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).
  2. (en)Ship of the desert.
  3. (en)Camel.
  4. (en)Deaf.

sar

  1. Sevindiren, sevinç veren.
  2. Yer, mekan bildiren, birleşik kelimeler yapılan bir ek'tir. Bir şeyin kesretle bulunduğunu gösterir. Mesela: Kühsar $ : Çok dağlık yer.
  3. Yer, mekan bildiren, birleşik kelimeler yapılan bir ek'tir. Bir şeyin kesretle bulunduğunu gösterir. Mesela (Osmanlıca'da yazılışı: sar (-))
  4. Düşmek.
  5. Katil zehiri. (Osmanlıca'da yazılışı: sa'r)
  6. (en)Tease, nag.
  7. (en)Structure-activity relationship.
  8. Karagöz balığı, sarıgöz balığı

sara

  1. Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarak, tutarık, tutarga, yilbik.
  2. Bk. tutarık
  3. Hz. İbrahim'in hanımı.
  4. Halis, katkısız, temiz.
  5. Tıb : Bir nevi baygınlık hastalığı.
  6. Osmanlıca'da yazılışı: sar'a.
  7. Sararmış hanzal otu.
  8. (en)Falling sickness.
  9. (en)Epileptic fit.
  10. (en)The Superfund Amendments and Reauthorization Act 42 U S C 9601 et seq.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sarsaraSara hastalığısara leesaraband
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın