salon ne demek?

  1. Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda

    Hasta alt kattaki salona kadar gitti ve bir kanepenin üstüne düştü.

    P. Safa
  2. Toplantıların, kutlamaların, gösterilerin yapıldığı geniş yer.
  3. Dükkân, mağaza.
  4. Bk. seyir yeri
  5. Sinemanın, film gösterimini izleyenlere ayrılmış, sıra koltuklu, önde görüntülük, arkada gösterim odacığı, yanlarda çıkış kapıları, üstte balkonları bulunan geniş yeri.
  6. (en)An apartment for the reception of company; hence, in the plural, fashionable parties; circles of fashionable society.
  7. (en)In the 18th and 19th centuries, a government-sponsored exhibition named after a room in the Louvre where court painters exhibited their works.
  8. (en)Closed body style appellation first used by Cadillac with new 1915 V8 production; Fr word meaning 'lounge' or 'drawing room' In England the equivalent term was 'saloon'; the 'salon' gave way to the 'sedan' in America.
  9. (en)The official annual or biannual French art exhibition in nineteenth-century Paris organized by a body of judges who tended to award academic style and subjects.
  10. (en)Commercial establishment offering a product or service related to fashion.
  11. (en)Reception room or drawing room in a large house Also, the exhibition of work by living painters held in Paris at first biennially and since the mid-eighteenth century annually; so called because it was formerly held in the Salon Carre of the Louvre in Paris.
  12. (en)Drawing-room , parlor , salon , saloon.
  13. (en)Auditorium, theatre (ABD: theater) hall.
  14. (en)Living room.
  15. (en)Lounge.
  16. (en)Sitting room.
  17. (en)Hall.
  18. (en)Drawing room.
  19. (en)Hippodrome.
  20. (en)Parlor.
  21. (en)Parlour.
  22. (en)Salon.
  23. (en)Saloon.
  24. (en)Large room used for meetings.
  25. (en)Parties.
  26. (en)Exhibitions.
  27. (en)Gallery.
  28. (en)Gallery where works of art can be displayed.
  29. (en)Shop where hairdressers and beauticians work.
  30. (en)Elegant sitting room where guests are received.
  31. (al)Saal, Kinosaal
  32. (fr)Salle (de cinéma, obscure, de projection)
  33. Salon, misafir odası
  34. Sergi salonu.
  35. Salon, misafir odası, sergi salonu, galeri

seyir yeri

  1. Seyircilerin oturup oyun ya da gösteri seyrettikleri kapalı ya da açık yer.
  2. (en)Auditorium.
  3. (fr)Salle

salon adamı

  1. Kadınlı erkekli özel toplantılara katılan, bu gibi yerlerde nasıl davranılacağını iyi bilen ve durumuyla dikkati çeken adam.
  2. (en)Man about town.
  3. (en)Man-about-town.

salon almak

  1. (en)Seat, seat in the livingroom.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

salon adamısalon almaksalon aydınlatma ana çevirgecisalon aydınlatmasısalon bitkilerisalon cimnastiğisalon çamısalon çiçeğisalon eğimisalon gösterisiSaloi koyunusaloi sheepsalolsalomesalomon
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın