İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer.
Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri.
Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı.
Gösteri sergilenen eğlence yeri veya tiyatro
Tanık olunan, gözlenen olay
Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. 2- Bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan.
Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
Elektrik.
Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı.