sad but true ne demek?

  1. Acı ama gerçek

acı

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
  5. Koyu (renk)
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
  8. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
  9. (en)Bitter.
  10. (en)Peppery.

sad bin ebi vakkas

  1. Aşere-I Mübeşşere'den ve ilk İslam olanların yedincisidir. Peygamberimiz (A.S.M.) ile beraber bütün gazalarda bulundu. Müslüman olduğunda 17 yaşlarında idi. Hz. Ömer zamanında İran'a gönderilen ordunun başkumandanı oldu. Medayin şehrinin fethinde ve Kadsiye meydan muharebesinde muvaffak oldu. Kufe şehrinin kurulmasına vesile oldu. Kufe ve Irak valiliklerinde bulundu. Vefatı 55 Hicri yılındadır. (Osmanlıca'da yazılışı: sa'd bin ebi vakkas)

sad bread

  1. Içi hamur olmuş ekmek

but

  1. İnsan vücudunun kalça ile diz arasındaki bölümü.
  2. Hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü
  3. Kalça ekleminden, ayak bileğine kadar uzanan bölgenin kemikli et parçası.
  4. (en)Except with; unless with; without.
  5. (en)Except; besides; save.
  6. (en)Excepting or excluding the fact that; save that; were it not that; unless; elliptical, for but that.
  7. (en)Otherwise than that; that not; commonly, after a negative, with that.
  8. (en)Only; solely; merely.
  9. (en)On the contrary; on the other hand; only; yet; still; however; nevertheless; more; further; as connective of sentences or clauses of a sentence, in a sense more or less exceptive or adversative; as, the House of Representatives passed the bill, but the Senate dissented; our wants are many, but quite of another kind.
  10. (en)The outer apartment or kitchen of a two-roomed house; opposed to ben, the inner room.

true

  1. Hakiki sahi, gerçek
  2. Halis, katkısız, som, safi
  3. Sadık, samimi, içten
  4. Tam, aym
  5. Asıl
  6. Meşru
  7. Doğru olarak, hakikaten, gerçekten
  8. Doğru
  9. Doğrultmak, düzeltmek, tam şeklini vermek
  10. Aslının aynı, asıl, safkan

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sad bin ebi vakkassad breadsadsad clownsad facesad ironsad lookingsad melodysad newssad picklesasa bileSA çeviricisaabsaadbutbut alsobut bifteğibut dilmesibut forbut notbut onlybut takımıbut thebut thenbubu abdestle daha çok namaz kılınırbu adam beni rahatsız ediyorbu akşambu akşam almam gerekiyor.
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın