sıvazlamak ne demek?

  1. Bir şeyin üstünde yavaş yavaş, hafifçe el gezdirmek

    Kaşlarından süzülen yağmur damlalarını eliyle sıvazlayarak onlara baktı.

    O. Hançerlioğlu
  2. Okşamak

    Titreye titreye birkaç kere başımı, sırtımı sıvazladı.

    R. N. Güntekin
  3. (en)Stroke.
  4. (en)To stroke.
  5. (en)Caress.
  6. (en)To caress.

sıvazlama

  1. Sıvazlamak işi.
  2. Yağlı güreşte ve karakucakta yenilen güreşçinin kendisini yenen güreşçiyi belinden tutup kaldırması yada onun belinden göğsüne doğru elini gezdirmesi.
  3. (en)Pat.

sıvazlamamak

  1. (en)(neg. form of sıvazlamak) stroke, pat.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sıvazlamasıvazlamamaksıvazlanmasıvazlanmaksıvazlatma
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın