süzme ne demek?
- Süzülmüş olan, süzülerek elde edilen.
- Kötü, aşağılık, malın gözü (kimse).
- Katışıksız, saf
Son derece zeki babalardan süzme salak oğulların çıktığı görülmüştü.
A. İlhan - Süzmek işi.
- Sıvı içindeki katıları, içinden ancak sıvıların geçebildiği bir ortamda ya da gereçte ayırma.
Filtration.
Filtering.
Straining.
Infiltration.
Percolation.
Decantation.
Looking attentively.
Strained.
Filtered.
süzme ağırlığı
- Konserve edilmiş maddenin bir elek üzerinde belli bir meyil ve sürede süzüldükten sonraki ağırlığı.
Filtration weight.
süzme alanı
Filter area
