renk çözücü ne demek?
- Renkli almaçta, bileşik renk imini, üç birincil renge ayıran aygıt.
Decoder, colour (ABD: color) decoder.
Dekoder, Farbdekoder
Décodeur
renk çözülmesi
- Renkli filmlerde dış etkilerden dolayı renkli resimlerin bozulması.
Colour (ABD: color) break up.
Farbauf brechen
Décomposition des couleurs
renk
- Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
- Nitelik.
- Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum.
- '1" ya da "2" de tanımlanan ama, siyah, gri, beyaz gibi görüler dışında kalan ve birrenksel doymuşluğu olan kırmızı, yeşil, mavi vb. görülerle sınırlanan ıralayıcı nitelik, bkz. algısalrenk, ruhfizikselrenk.
- "1" de tanımlanan görsel duyulanmayı doğuran ışık uyartılarının (ışık kaynağı ya da nesne) ıralayıcı niteliği.
- Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği.
- Doğrudan ya da üzerine düştüğü nesnelerde yansıma, kırılma, soğurulma gibi olaylar sonucu göze ulaşan ışığın, dalga boyuna göre bilinçte uyandırdığı imge.
- Belli bir dalga boyundaki elektromıknatıssal ışınımın niteliği.
- Bulanık su.
Color.
çözücü
- Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey.
- Bk. çözgen.
- Tanecikler arasında, başka maddenin taneciklerinin iyonlar veya moleküler h
- Genellikle katı bir özdeği, kendi .kimyasal yapısında değişme olmaksızın çözen sıvı.
- Tektürel bir karışımda nicelikçe daha çok olan.
- Asitlerin kimi metalleri çözmesi gibi, bir özdeği kimyasal tepkimeyle çözen sıvı.
- Maddeleri çözebilen sıvı, solvent.
Solvent.
Dissolvent.
Resolvent.
