receive only terminal ne demek?

  1. Salt alıcı uçbirim
  2. salt alıcı uçbirim

salt

  1. İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak.
  2. İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı.
  3. Yalnızca
  4. Başka bir yetiye bağlı olmayan. (Ör. Descartes'tasalt anlık duyulara gereksinme göstermeyen, böylece desalt olan bilgiyi sağlar.)salt us (Kant'ta): Deneyden bağımsız, içinde duyudan hiç bir şey bulunmayan us.
  5. Uygulamayla ilişkisi olmayan bilimler. (Ör.salt matematik.)
  6. İçine, kendisine yabancı başka hiç bir şey karışmamış olan ; arı.
  7. Deriyle ilişkili lenfoid doku.
  8. Bileyi taşı.
  9. (en)Dish for salt at table; a saltcellar.
  10. (en)Sailor; usually qualified by old.

receive

  1. Almak
  2. Kabul etmek
  3. Haber almak
  4. Anlamak, kavramak
  5. Taşımak, kaldırmak
  6. Uğramak, maruz kalmak
  7. Almak, teslim almak, kabul etmek, çekmek (yayın), parasını almak, karşılamak (haber vb.), uğramak, kaldırmak, başına gelmek, ağırlamak, evsahipliği yapmak, aşai rabbani ayininde ekmek ve şarap almak

receive a blow

  1. Yumruk yemek

only

  1. Sadece
  2. Başhemşire vakarlı
  3. Yalnız, ancak, başlı başına
  4. Tek, biricik, ancak, ağırbaşlı
  5. Bir tek, eşsiz, biricik, yegane
  6. Bundan başka, yalnız, fakat

terminal

  1. Otobüs, uçak vb. taşıtların yolcularını ilk aldığı veya son bıraktığı yer
  2. Bilgisayar ucu
  3. Uçta bulunan
  4. Son, bitim
  5. Bkz. duralga
  6. Sona ait
  7. (en)Pertaining to a railroad terminal; connected with the receipt or delivery of freight; as, terminal charges.
  8. (en)The end of a line of railroad, with the switches, stations, sheds, and other appliances pertaining thereto.
  9. (en)Any station for the delivery or receipt of freight lying too far from the main line to be served by mere sidings.
  10. (en)Rate charged on all freight, independent of the distance, and supposed to cover the expenses of station service, as distinct from mileage rate, generally proportionate to the distance and intended to cover movement expenses; a terminal charge.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

receivereceive a blowreceive a good educationreceive a pardonreceive bufferreceive modereceive onlyreceive operationreceive powerreceive refusalreceivablereceivable accountreceivable debtreceivable itemreceivablesonlyonly by forceonly childonly daughteronly for showonly heironly ifonly justonly just enoughonly onceonlaronlar beni tam uyuyorlaronlar beni tam uyuyorlar.onlar içinonlar kümesi
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın