rack ne demek?
- Raf
- Mahvolmak
- Germek, rafa kaldırmak, uzatmak, askıya asmak, gererek işkence yapmak, işkence etmek, eziyet etmek, rafa koymak.
- Rüzgarda uçuşmak (bulut)
- Atın rahvan yürüyüşü
- Rahvan gitmek.
- Ahırda ot yemliği
- Parmaklıklı raf (özellikle tren veya vapurda)
- Arabaya yerleştirilen ve kuru ot taşımaya mahsus kafes
- Kirayı çok artırmak, kirayı artırarak eziyet etmek.
- Bedeni germek suretiyle işkence yapılan alet veya tertibat
- Işkence sebebi
- Işkence, azap
- Dişli çubuk
- Germek
- Gerip işkence etmek
- Fazla yükseltmek (fiyat veya kira)
- (otobüs, tren ve vapurda) (çubuklardan oluşan) raf; (otomobilin üstünde) portbagaj.
- Fiyat yükseltmek suretiyle sıkıntıya sokmak
- Uçan hafif bulut; fırtına izi; rüzgârın önünde uçmak
- Koyun ve dana etinin gerdan ve belkemiği kısmı.
- Bir çift geyik boynuzu
- Tortudan bira veya şarap çıkarmak.
- Fıçıdan çekmek (içki)
- Yıkım, harabiyet
raf
- Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha
- Bk. raf
- Mobilyanın içine kitap, tabak vb. eşyaları yerleştirmek için konulan ağaçtan düz tabla.
- Diş fırçası, tarak, diş macunu v.b. nesnelerin konduğuraf.
Royal Air Force of Great Britain.
Resource Allocation Formula.
Reference ATN Facility.
Royal Air Force.
Shelf.
Marxist and Maoist terrorist organization in Germany; a network of underground guerillas who committed acts of violence in the service of the class struggle; a successor to the Baader-Meinhof Gang; became one of Europe's most feared terrorist groups; disbanded in 1998.
rack and ruin
- Yıkım, harabiyet.
rack for test tubes
- Tüplük
