rabıta ne demek?
- Bağlayan şey, bağ
Bu dünya öyle bir dünya ki, zengin ile fakir arasında kardeşlik rabıtaları bile kalmıyor.
R. N. Güntekin - İki şeyi birbirine bağlayan ip.
- İlgi, ilişki
Bu rabıtamı sizden gizlemek pek fazla azap veriyor, bu his beni tamamıyla değiştirdi, bambaşka bir insan yaptı.
P. Safa - Birbirini tutma, tutarlık.
- Düzen, sıra.
- Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü.
- Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması.
- 1. iki şeyi birbirine bağlayan şey, bağ. 2. münasebet, ilgi. 3. bağlılık, mensub olma. 4. sıra, tertip, usul, düzen.
Connection.
Congruity.
Bond.
Relation.
Order.
System.
Method.
Attachment.
Link.
Affiliation.
Orderliness.
Fastening.
Adhesion.
Linkage.
Association.
Coupler.
Knot.
Nexus.
bağlayan
- Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.
Pegger.
rabıtabend
- Rabtedici, bağlayıcı.
rabıtai iman
- İman bağı, insanları hususan iman edenleri birbirine bağlayan iman. (Osmanlıca'da yazılışı: rabıta-i iman)
