quicken ones pace ne demek?

  1. Adımlarını hızlandırmak, pergelleri açmak
  2. Adımlarını hızlandırmak, pergelleri açmak (Yazılışı: quicken one's pace)

quicken

  1. Neşelenmek, hayat bulmak
  2. Şevke getirmek
  3. Hareketlendirmek, hayata döndürmek
  4. Canlandırmak, diriltmek
  5. Tembih etmek, uyandırmak
  6. Hızlandırmak, çabuklaştırmak
  7. Neşelendirmek, heveslendirmek
  8. Canlanmak, dirilmek, zindeleşmek
  9. Rahimde hayat belirtisi göstermek
  10. Hızlanmak.

quickening

  1. [quicken] çabuklaştırmak, hızlandırmak, hareketlendirmek, canlandırmak, hayata döndürmek, uyandırmak, neşelendirmek, hızlanmak, canlanmak, neşelenmek, hayat bulmak
  2. Hızlandırarak

ones

  1. Bir tane, biri, birisi, kimse, tek
  2. Pron. birinin, nin: -nin

pace

  1. Izniyle (karşı fikirde olan bir kimseyi ima ederek).
  2. Adım, hatve
  3. Bir a dımda katedilen mesafe
  4. Gidiş, yürüyüş
  5. Rahvan yürüyüş
  6. Yürüyüş sürati
  7. Yürümek, gezinmek
  8. Rahvan gitmek (at)
  9. Ağır ve düzenli adımlarla yürümek
  10. Adımlayarak ölçmek

Türetilmiş Kelimeler (bis)

quickenquickeningquickening liquidquickerquickestquickquick actionquick and livelyquick assetsquick at reparteequichequi vivequibblequibblerquibblingquiberononesones bestones better halfones better selfones chief aversionones complementones daily breadones damnedestones days are numberedones level bestoneone a pieceone a.m.one act playone address
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın