pres taktiği ne demek?
Power play.
power
- Güç
- Nüfuz, yetki, salahiyet
- Elektrik vermek
- Yetenek
- Kabiliyet
- İktidar, kuvvet, kudret
- Hüküm
- Etki, tesir, hakimiyet
- Çalıştırmak, güç sağlamak
pres
- İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet, mengene.
- Üzüm, elma, zeytin vb. meyve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç, cendere.
- Baskı.
- Genellikle geniş yüzeyli işleri sıkıştırmaya yarayan aygıt.
- Bk. kaplama presi
- Bk. pres
Average Daily Station Pressure Based on eight 3-hourly observations per day Units expressed in thousandths of inches of Mercury.
Presumption.
The CMS preshower.
Presser.
pres edilmis maya
Compressed yeast
